Haberler
IV. En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansına Katıldık
10 yılda bir düzenlenen konferansa, bu yıl BM’e üye 192 ülkeden, devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, parlamenterler, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ile sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşan, yaklaşık 10 bin kişi katıldı.
Konferans, 2001 yılında Brüksel, Belçika’da gerçekleştirilen III. EAGÜ Konferansında benimsenen 10 yıllık faaliyet planının sonuçlarının değerlendirilmesi ve bu ülkelerdeki sürdürülebilir kalkınmanın devamı için önümüzdeki 10 yıl boyunca uygulanacak yeni önlem ve stratejilerin benimsenmesi amacıyla yapıldı.
Konferans, hükümetler düzeyinde resmi müzakereler, STK Forumu, Entelektüeller Forumu ve Özel Sektör Forumundan oluşmaktaydı.
Yeryüzü Doktorları tarafından organize edilen STK Forumuna GİKAP katılımcılarından İKADDER, ÖZLENDER, KASAD, ERDEMDER, GÜLDER, SANKA, HEKVA ve Hayat Vakfı temsilcileri iştirak etti.
Müzakereler bölümünde EAGÜ temsilcileri özellikle şu konuları vurguladı:
- EAGÜ ifadesi sorunlu bir tanımlamadır. Gelişmiş ülkelerde çok yoksul, gelişmemiş ülkelerde ise çok zenginler bulunabilmektedir.
- Neoliberalizim sonucunda mülkiyet önem kazandı; zenginler daha zengin, yoksullar daha yoksul oldu. Kalkınma paradigması değiştirilmelidir. Finansman zenginlerinin sayısının artması, üretimi doğrudan etkilemektedir.
- Kuzey ülkeleri tarihsel sorumluluklarını yerine getirerek EAGÜ’lerin dış borçlarını şartsız olarak silmelidir. Diğer ülkeler bu yardımı yaparak EAGÜ’lere verdikleri zararların ancak bir kısmını ödeyebilirler.
- EAGÜ’ler arasında işbirliğinin geliştirilmesi, bu kapsamda Güney-Güney ortaklık modellerinin yapılandırılması gerekmektedir.
- Sömürge ülkeleriyken tarım ve üretim yapan EAGÜ’lerin özgürlük sürecinde üretimlerinin durması anlamlıdır.
- EAGÜ’lerin dış güçlerce desteklenen iç çatışmalarının önlenmesi, kendi kaynaklarını tam kapasite kullanabilmeleri ve iyi yönetişim ilkelerine önem verilmesi gerekmektedir. (Sonuç bildirgeleri ve detaylı bilgiler için http://www.ldcistanbul.org)
- Aile, sağlıklı birey ve toplumlar için alternatifi olmayan en önemli kurumdur. Bütün kadim din ve kültürlerin kabul ettiği bu önemin tüm resmi kurumlar, STK’lar ve bütün insanlar tarafından günümüzde de fark edilmesini ve aile birliğinin desteklenmesini bekliyoruz.
- Aile kurumunu tehdit eden modern kültürün ürettiği sorunların bertaraf edilebilmesi ve ailenin güçlendirilmesi için; Kur’an ve sünnete dayalı aile modeline imkân sağlayan sosyal politikaların hayata geçirilmesini öneriyoruz.
- Çekirdek aile yapısından kaynaklanan sorunların giderilebilmesi için akrabalık bağlarının güçlendirilmesini önemsiyor; bu bağlamda sıla-i rahim kültürünün ihyası için STK’ların ve hükümetlerin ortak projeler geliştirmesini talep ediyoruz.
- İslam Dünyasının fakirlik, tefrika, cehalet gibi problemlerinin çözümünün aileden başlatılması gerektiğini düşünüyoruz.
- İslam ülkelerinin, ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik sosyo-ekonomik politikalar geliştirmelerini; İDSB gibi şemsiye kuruluşlar başta olmak üzere STK’ların bu konuda hükümetleri yönlendirici çalışmalar yapmalarını talep ediyoruz.
- Şehir planlamaları yapılırken, fiziksel ve sosyal çevrenin, aile hayatına elverişli şekilde oluşturulması hususunda resmi ve sivil kurumların ortak çalışmalar yapmasını tavsiye ediyoruz.
- Yeni neslin bio-psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkileyen kitle iletişim araçlarını, duyarlı davranmaya; aile değerlerine saygılı ve aile birliğini özendirici yayınlar yapmaya davet ediyoruz.
- İzlenen kadın politikalarının ve kadının sosyal hayattaki rolünün; onun, eşi ve çocuklarıyla ilişkisi başta olmak üzere ailedeki temel vazifelerini engellemeyecek şekilde düzenlenmesini talep ediyoruz.
- Bütün aile üyelerinin sosyal güvenceye kavuşturulmasının önemini, özellikle çocuk, yaşlı ve özürlü gibi bakıma muhtaç üyeye sahip ailelere ilave destekler verilmesi gerektiğini vurguluyoruz.
- Evliliğin teşvik edilmesi, kolaylaştırılması, aile üyelerinin evlilik öncesinde ve sonrasında eğitilmesi, ailenin manevi açıdan desteklenmesi için İslam ülkeleri arasında ortak programlar geliştirmesini öneriyoruz.
- Çocuğun, ailenin benimsediği değerler doğrultusunda yetiştirilmesinin önündeki her türlü engelin kaldırılması için yasal düzenlemeler yapılmasını talep ediyoruz.
- Boşanmanın ve yol açacağı yıkıcı etkilerin en aza indirilebilmesi için geleneksel hakemlik kurumunun canlandırılması ve aile danışma merkezleri gibi sosyal mekanizmaların yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor.
Uluslararası Aile Konferansı 7-8 Mayıs 2011Tarihlerinde Endonezya’da Gerçekleşti
İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB)’nin GİKAP katılımcılarından Kadın Sağlıkçılar Dayanışma Derneği (KASAD-D) işbirliğiyle düzenlediği Uluslararası Aile Konferansı, 7-8 Mayıs 2011 tarihlerinde Endonezya-Bandung’da 15 ülkeden 150 STK temsilcisi, ilim adamı, akademisyen ve bürokratın katılımıyla gerçekleşti.
Uluslararası Aile Konferans Sonuç Bildirgesi
16-21 Mayıs 2011 Tarihlerinde Gençlik Çalışmalarında Gönüllülük Eğitim Programına Katıldık
Gençlik çalışmalarında gönüllülük bilincini geliştirmek, gençlik örgütlerinin gönüllü yönetimi konusunda bilgi kazanmalarını sağlamak ve katılımcıların farklı kişisel deneyimlerinden ve çeşitli uygulamalardan öğrenmelerine destek vermek amacıyla gerçekleştirilen eğitimde; Gönüllü Motivasyonu, Gönüllü Yönetimi, Akran Eğitimi, Türkiye ve Dünyada Gönüllülük başlıklı konular interaktif katılımla ele alındı.
Programın kapanış bölümünde, temsilcilerin edindikleri deneyimleri kuruluşlarında faaliyete yönlendirebilmeleri için özel çalışma yapıldı.